OSMANLI'DA KÖPEKLER
Bu kitap, köpeklerin Osmanlı
İmparatorluğu gündelik yaşamındaki yerini anlatmaktadır. Osmanlı İmparatorluğu,
köpeklerin şehirlerde yaşadığı ve bunun insanlar tarafından sıradan görüldüğü
bir kültüre sahiptir. Özellikle İstanbul şehrine imparatorluk dışından gelen
birçok kimse bu durumu, kendi ülkelerinde rastlamadıkları için başta garipsemiş
fakat sonradan bunun alelade, geleneksel bir gündelik yaşam hâli olduğunu
keşfetmiştir. Bundandır ki evvela İstanbul olmak üzere, Osmanlı
İmparatorluğu’nun diğer şehirlerine seyahat eden kimselerin yazdıkları
metinlerde köpeklerle ilgili hususi bölümler yer almıştır.
Osmanlı’da halk, köpekleri dinî
ve geleneksel âdetleri doğrultusunda beslemiştir. Yalnızca köpek değil, kedi ve
kuşların da beslenip korunduğu imparatorluk topraklarının kültürel yaşam
biçimi, hayvanseverlik kavramının süregelmesiyle tanınmıştır. Öyledir ki
imparatorluk sokaklarında, yalnızca hayvanların beslenmesi için çalışan mancacı
adında özel bir esnaf bulunmaktadır. Tarih kaynakları, Türklerin köpeklere
karşı iyiliksever olmalarını vurgulamalarının dışında, onlara kötü davrananlara
tepki gösterdiklerini, hatta kimi zamanlarda devletin de köpeklere karşı sürgün
etmek ve öldürmek gibi eylemlere giriştiğinde bunları protestolarla
önlediklerini vurgulamaktadır.
Köpekler Osmanlı İmparatorluğu topraklarında iyi koşullarda yaşasalar da zaman zaman hem münferitler hem de devlet tarafından öldürüldüler. Bu eylemlerde halkın köpeklerin yanında yer alması nice köpek karşıtı devlet faaliyetinin henüz ihtimal dahilindeyken önünü kesti, nicesini de uygulanma aşamasındayken durdurdu. Bütün bu vakalar, Osmanlı İmparatorluğu’nda köpekli şehir geleneğinin sürdürülmesini sağladı. Hülasa, köpekler zaman zaman çeşitli yöntemlerle öldürülmüş olsa da bu olaylar köpekli şehir kültürünün kadimliği ve kapsayıcılığı karşısında ara vakalar olarak kaldı. Böylece imparatorluğun sonuna kadar süren bu yaşam geleneği, cumhuriyet devrine miras kalarak günümüze dek ulaştı.
Yorumlar
Yorum Gönder