FENERBAHÇE FENERİ'NİN EMEKTARLARI GÜLER AİLESİ: ALİ GÜLER VE SABRİ GÜLER
Fenerbahçe Stadı'nda,
Fenerbahçe'nin kuruluşuna ilham olan Fenerbahçe Feneri'nin 1919-1983 yılları
arasındaki emektarlarıyla hatıra fotoğrafı…
Günümüzde milyonlarca
Fenerbahçeli, Fenerbahçe Burnu'nda bulunan feneri bilmeden Fenerbahçeli olur.
Bunda bir beis yok. Çünkü bu durum mevzunun doğasıyla alakalıdır. Vaktizamanında,
Osmanlı İmparatorluğu devrinde, "Fenerbahçesi", yani Fener’in Bahçesi
şeklinde bilinen bir bölge, artık yalnızca bir özel adla,
"Fenerbahçe" olarak bilinmektedir. Bunun nedeni, alemin 1907.
senesinde kurulan Fenerbahçe'nin günden güne büyüyen namıdır. Bir fenerin
bahçesinden büyüyen kulübün şöhreti zamanla bir şehre, oradan ülkeye, nihayette
uluslararası dünyaya varmıştır. Artık Fenerbahçe denildiğinde akla bir yer
değil, bir spor kulübü gelmektedir.
Yakın zamanda, “Fenerbahçe Tarihi
Meseleleri 1907-1914” başlıklı kitapta yayımlanan, Fenerbahçe araştırmalarının
son bulgularına göre, Fenerbahçe Feneri kulübün kuruluşundan 1914'e dek
kullanılan armamızdır. Nitekim Fenerbahçe Feneri yalnızca kuruluşa ilham
olmakla kalmamış aynı zamanda ilk arma olarak da kullanılmıştır ve 1919
yılından itibaren tam 64 yıl boyunca her gün Güler Ailesi tarafından yakılıp, nice
lacivert geceler sarı ışıkla aydınlatılmıştır.
Aile, yıllar boyunca fenerin
bitişiğinde bulunan evde yaşar. Geceleyin fenere gelen dalgaların sesleri, sığınak
misali penceresiz inşa edilen yapının içinde yankılanır. Ali ve Sabri Güler ve
hatta anneleri Mediha Güler orada doğarlar. Oranın bahçesindeki radyo ile
Fenerbahçe maçını dinlerler. Fenerbahçe’nin kuruluşuna ilham olan bu yapının
bahçesinde Fenerbahçe maçı dinleyen Kara Ailesi, günü gelince oradan Fenerbahçe
maçına gider…
Bugün fenerde bir aile silsilesi devam
etmiyor. Dolayısıyla fenerin 1919’dan 1983’e dek emektarları olan Kara Ailesi,
o günlere erişebildiğimiz yegane aile olarak tarihte iz bırakıyor. Fenerbahçe
Spor Kulübü üzerine düşeni yaptı ve Fenerbahçe Tarihi Ekibinin üstlendiği
çalışma doğrultusunda Kara Ailesine ulaşıldı. Böylece ailenin sarı lacivert mirası
en başta sözlü tarih arşivlemesi olmak üzere kayda alınarak hem kulübün hem de
Fenerbahçe halkının değerleri korumaya alındı.

Yorumlar
Yorum Gönder