GÜNÜMÜZ FUTBOL KÜLTÜRÜNE DAİR: "EN BÜYÜK KRAVAT, BİZİM KRAVAT!"



Bu öyle her zaman iyi gelen geçmişin, nostaljik özlemi değildir. O günleri yaşamayan biri olarak şimdiyle olan farkının tespitidir. Yaşım 30! Fakat eskinin esintilerinin maçlarına çok gittim. Meslek dolayısıyla çok eskiyi de bildiğimden, eskiden maça gitmekle, şimdi maça gitmenin aynı olaylar olmadığını çok net şekilde görüyorum.

Dünya değişti, ülke değişti, futbolun anlamı değişti.

Artık stada gitmek kimileri için klasik bir hafta sonu etkinliğidir. Zaten birçok eski zamanın tribüncüsü stada gitmiyor. Çünkü sadece Fenerbahçe Stadı'nda değil, bütün ülkenin statlarında yaşanan taraftarlık erozyonunun can sıkıntısını yaşamak istemiyorlar. Eskiye dair tribün izlerini artık yalnızca deplasman kafileleri ve salon tribünlerinin seçilen kitleleri yaşıyor.

Yeni dönemin statları, endüstriyel futbolun ticarethaneleri oldular.

Ben ne zaman Sabahlama Devri'nin Fenerbahçelileriyle konuşsam biz İnönü'de, Samiyen'de büyüdük dediler. Özellikle birçok Fenerbahçeli İnönü'nün kapalısının meftunudur. Keza Samiyen'in kapalısı da iyidir. Sonra bizim stat açıldı. Numaralı ve Efsane Maraton kuruldu. Kapalılardan daha yüksek tavanlı olsa da orada diğerlerinden farklı, çok daha büyük atmosferler kuruldu. Çünkü bizim evimizdi.

Esasta statlar genel olarak kötüydü (!). Konforsuzdu. Fakat zaten maça gitmek bu çileyi çekmeye dair bir işti. Sadece sabahlamalardan, çıkan kavgalardan bahsetmiyorum. Onlar ayrı. Bildiğin ailenle de maça gitsen, ertesi güne gazete keserek yaptığın konfetileri, bilet kuyruklarını hesap ediyorsun. Yine sabahtan uyanıp o stadı hak eden bir çileyi isteyerek yaşıyorsun. Zaten çile görmüyor, onu da bir hatıra günü olarak yaşıyorsun. Kağıt biletini saklayıp yıllar sonra dönüp bakıyorsun. Şimdi eskinin her maça özel üretilen kağıt bileti de yok. Hatta ondan biletin ruhunu öldürerek çıkan sarı Biletix bileti dahi yok. Gidilen maçların dijital hatıraları uygulamada istatistik olarak duruyor. Statlar DJ'ler, konserler, yüksek görüntülü LED ekranlarla doluyor.

Türkiye gibi tribün mazisi bu kadar büyük olan bir ülkede, tribün turizmi kurulabilecekken federasyonun yasaklarıyla bitirilen futbolun filmini yaşıyoruz.

Hepimize geçmiş olsun.

"En büyük kravat, bizim kravat!"

 

Yorumlar

Popüler Yayınlar